Yetki artık BTK’da! 9 milyon lirayı geçti

Türkiye’de “.tr” uzantılı 402 bin 211 internet sitesi faaliyet gösteriyor.

Pazar büyüklüğü 9 milyon 81 bin 200 lira olan “.tr” alan adlarını verme yetkisi, Orta Doğu Teknik Üniversitesinden (ODTÜ) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) geçti.
AA muhabirinin, BTK ile ODTÜ tarafından hazırlanan raporlardan derlediği bilgilere göre, Türkiye’de “.tr” uzantılı 402 bin 211 internet sitesi bulunuyor. Bu alan adları için yıllık 5 ile 25 liraarasında ödeme yapılıyor.
Söz konusu alan adlarından elde edilen toplam gelir ise yılda 9 milyon 81 bin lirayı buluyor.
“.tr” uzantılı internet sitelerinin yüzde 82,2’sini “com.tr”, yüzde 3,9’unu “gen.tr”, yüzde 3,4’ünü “gov.tr”, yüzde 2,6’sını ise “org.tr” uzantılı olan siteler oluşturuyor.
En büyük paya sahip “com.tr” uzantılı 330 bin 733 alan adına ilişkin yıllık 25 lira, 5 yıl içinse 100 lira ödeme yapılıyor.
Bu alan adlarını kullanan internet sitelerinin yüzde 79,9’u Türkiye’de, yüzde 9,4’ü ABD’de, yüzde 4,7’si Almanya’da, yüzde 1,7’si Fransa’da, yüzde 1,7’si Hollanda’da yüzde 0,8’i İngiltere’de ve yüzde 1,7’si diğer ülkelerde faaliyet gösteriyor.YETKİ ARTIK BTK’DA
“.tr” alan adı işlemleri için gerekli politika ve prosedürler 1991-1998 yıllarında ODTÜ Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca düzenlendi. 2000 yılında Ulaştırma Bakanlığı İnternet Kuruluna bağlı çalışan sektör temsilcilerinin yer aldığı ve 11 kurumsal üyeden oluşan “DNS Çalışma Grubu” oluşturuldu.
İnternet kullanımındaki hızlı artış ve beraberinde ortaya çıkan elektronik ticaretteki gelişmelerle alan adları önem kazanmaya başladı. 2011’de yayımlanan “655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” kapsamında İnternet Kurulu feshedilerek, İnternet Geliştirme Kurulu kuruldu.
ODTÜ ve BTK’nin IANA/ICANN’e devir onayı için yaptığı ortak başvuru ise 3 Mayıs’ta onaylandı. Protokole göre, “.tr Ağ Bilgi Sistemi”nin (TRABİS) devreye alınması çalışmaları gelecek yıl tamamlanacak. Takip eden 2 yıl boyunca da ODTÜ işletmen olarak hizmet sağlamaya devam edecek.
BTK ile uyumlu bir şekilde bu geçiş sürecinden alan adı sisteminin, ilgili paydaşların ve internet ekosisteminin zarar görmeden ve daha da büyüyerek çıkması için gereken çaba ve özen gösterilecek. 

Hava savunma sistemi Gökdeniz tanıtıldı

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından yürütülen sözleşme kapsamında ASELSAN tarafından geliştirilen deniz platformları için yakın hava savunma sistemi Gökdeniz tanıtıldı.

Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir’in de katıldığı lansman, 4. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) düzenlendi. 

Burada konuşan ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün, şirketin silah sistemlerinde şimdiye kadar 19 ülkeye ihracat yaptığını söyledi.

ASELSAN’ın bu alanda hizmet veren şirketler arasında önemli bir pozisyona sahip olduğuna işaret eden Görgün, “Bizim stabilize silah sistemlerinin hafif versiyonlarında zırhlı araçlardan deniz platformlarına kadar birçok çözümlerimiz var. Yakın saha hava savunma sistemlerimiz için geliştirdiğimiz Korkut’un deniz platformları için tasarladığımız Gökdeniz modelinin lansmanını yapıyoruz.” ifadelerini kullandı. 

– Gökdeniz hava tehditlerine çözüm sağlıyor

Gökdeniz, güdümlü anti-gemi füzeleri ve ayrıca insansız hava araçları, uçaklar ve helikopterlere karşı hava savunmasının en etkili şekilde karşılanmasını sağlayacak. Sistem, ayrıca yakın alanda asimetrik su üstü tehditlerine karşı da etkili olacak. ASELSAN tarafından geliştirilmiş olan 35 milimetre parçacıklı mühimmatı da kullanacak olan sistem, güncel hava tehditlerine karşı gemi öz savunması için etkili bir çözüm sağlıyor.

Turkcell, teknolojisiyle kayıp yakınlarının sesi oluyor

Turkcell, yeni bir sosyal sorumluluk çalışmasını daha imza atıyor. Kayıp yakınlarına destek vermek ve toplumda farkındalık yaratmayı hedefleyen çalışma kapsamında, 30 Nisan’da sadece 1 günlüğüne, kullanıcıların cep telefonu kapalıyken devreye giren “Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor” mesajına ek olarak gerçek bir kayıp yakınının sesi ve mesajı dinletilecek.

Turkcell, şimdi de yakınlarını kaybetmiş ailelere teknolojisiyle destek oluyor. Buna göre 30 Nisan’da sadece bir günlüğüne, Turkcell’den Turkcell’e yapılan aramalarda telefon kapalıyken devreye giren “Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor” mesajına ek olarak, yakınını kaybeden aileleri temsilen, kendisi de kardeşini kaybeden YAKAD başkanı Zafer Özbilici’nin sesinden bir mesaj dinletilecek. Turkcell bu sayede ailelere destek olarak toplumda bu konuda oluşturulan bilince katkı sağlanmayı hedefliyor.    

Turkcell’in hayata geçirdiği bu projeyle kayıplarına ulaşmak isteyen ailelere bir destek daha sağlanmış olacak. Bunun yanı sıra mesajı dinleyerek, ulasilamayanlar.com sitesini ziyaret eden Turkcell kullanıcıları, yeni kayıpların yaşanmaması için bilinçlendirilecek.

Korkutan rapor! Günde 360 bin saldırı gerçekleşiyor

Kaspersky Lab Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi Müdür Yardımcısı Sergey Novikov, bu yıl her gün 360 bin benzersiz siber atak yapıldığını ve bu tehditlerin yüzde 90’ının geleneksel siber suçlar olduğunu bildirdi.

Kaspersky Lab’ın düzenlediği “Cyber Security Weekend” etkinliğinde konuşan Novikov, 1994 yılında saatte bir yeni virüs ve kötü yazılım olduğunu, 2006’da her dakikada bir tane, 2011’de ise saniyede bir tane yeni vürüs ve kötü yazılım yapıldığını aktardı.   

Bu yıl her gün 360 bin benzersiz siber atak yapıldığını, bu tehditlerin yüzde 90’ının geleneksel siber suçlar olduğunu bildiren Novikov, şunları kaydetti:

“Geçen yıl yaklaşık 2 milyar kötü amaçlı saldırı ve kötü amaçlı çevrim içi saldırı tespit ettik. Bu rakam 2017 yılında 1 milyardı. Siber saldırıların yüzde 92’si yalnızca 10 ülkeden yapılıyor. Çünkü altyapı ve sunucular bu ülkelerde bulunduğu için yapılıyor. Aynı zamanda güvenlik açığı olan sunucular Office, Android, Adobe Flash Player… Bunlar gibi güvenlik açığı bulunmaya çalışılan uygulamalar… Her yıl anket düzenliyoruz. Siber olayların sayısı daha da artıyor. Bu artık kaygı verici… Bu saldırıların tek sebebi çalışanlar… Çalışanların IP kaynaklarını yanlış kullanımından kaynaklanıyor. Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) ülkelerinde daha çok kötü yazılım olduğunu görüyoruz. Bunlar 7 tane ülke… Bahreyn, Kuveyt, Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye, Güney Afrika ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde geçen senenin ilk çeyreğine kıyasla çeşitli kötü amaçlı yazılımlarda yüzde 8’den fazla büyüme oldu.” 

“Gelirimiz 726 milyon dolara yükseldi”

Kaspersky Lab’ın Türkiye, Orta Doğu ve Afrika’dan Sorumlu Genel Müdürü Amir Kanaan da Kaspersky Lab için geçen yılın önemli olduğunu, 2018’de oldukça önemli adımlar attıklarını söyledi. 

Kanaan, dünya çapında farkındalığı artırmaya çalıştıklarını ifade ederek, “2018 yılında Kaspersky Lab olarak küreselde yüzde 4 büyüdük ve gelirimiz 726 milyon dolara yükseldi. Bölge olarak yüzde 27 büyüdük. Bu, gerçekten muazzam…” ifadelerini kullandı. 

Aynı zamanda çocukları siber güvenlik zorbalığından kurtarmak için bazı faaliyetler yürüttüklerini anlatan Kanaan, şunları kaydetti: 

“Şeffaflık konusunda faaliyetlerimize devam ediyoruz. Bu yıl ilk şeffaflık merkezimizi Zürih’de açtık. Çok yakın zamanda ikincisi de Madrid’de açılacak. Biz kaynak kodumuzu halk içerisinde açık hale getirdik. Bu rakiplerimizin hiçbirinde yok. Umarım bizi takip ederler. Şeffaflığın her yere yayılması bakımından bu önemli.”

“Fidye yazılımı saldırılarının azalması, kötü niyetli operasyonları farklı alanlara kaydırdı”

Kaspersky Lab META Bölgesi Global Araştırma ve Analiz Ekibi Lideri Mohamad Amin Hasbini ise fidye yazılım vakalarındaki düşüşün, siber tehdit alanının nasıl değiştiğine dair önemli bir gösterge olduğunu, siber güvenlik markalarının bu tehdide karşı önlemler almasıyla siber suçluların da para kazanma açısından daha verimli olan kripto madencilik gibi yöntemlere başvurduğunu söyledi. 

Hasbini, “Fidye yazılımı saldırılarının azalması, kötü niyetli operasyonların farklı alanlara kaydığını da gösteriyor. Bireylere ve kurumlara yönelik finansal tehditler durmadan büyümeyi sürdürüyor. Cyber Security Weekend etkinliğini saldırıya açık yeni alanlar hakkında farkındalığı güçlendirmek için bir platform olarak kullanıyoruz.” diye konuştu. 

Cyber Security Weekend etkinliğine uzman olarak katılan Secure Computing Kurucusu ve CTO’su Baran Erdoğan da şunları kaydetti:

“Siber farkındalık ihtiyacını önemli ölçüde artıran iki ana etken var ve bunlar hızla değişim gösteriyor. Bunlardan ilki, saldırı alanlarının sürekli gelişmesi. Geçmişte kullanıcılar, BT kaynaklarına daha sade arayüzler ile kısıtlı bir şekilde erişebildiğinden BT merkezli bir güvenlik yaklaşımı benimseniyordu. Ancak şimdi kurumsal verilere mobil cihazlar ve bulut ile her yerden ulaşmak mümkün. Büyümek isteyen şirketler verilerine her zaman ve her yerden erişim sağlamak zorunda. İkinci etken ise saldırı vektörlerinin giderek daha karmaşık ve kullanıcı odaklı olması. Siber suçlular doğrudan şirketleri hedef almak yerine çalışanları hedef alıyor. Gerekli farkındalığa sahip olmayan çalışanlardan yararlanmak, siber güvenlik önlemlerini dışarıdan aşmaya çalışmaktan çok daha kolay.”

13 yaşındaki “Cyber Ninja”, drone’yi ele geçirdi

Cyber Security Weekend etkinliğinde, “Cyber Ninja” olarak da tanınan 13 yaşındaki 7. sınıf öğrencisi Reuben Paul, bir drone’yi ele geçirerek nesnelerin interneti (IoT) teknolojisinin bir parçası olan ve her gün kullanılan milyonlarca cihazda yer alan güvenlik açıklarını gözler önüne serdi.

Paul, “Drone’yi ele geçirmem ve kontrolünü elime almam 10 dakikadan kısa sürdü. Drone’de bulunan güvenlik açıkları, diğer nesnelerin interneti cihazlarında da görülüyor.  Bunun bir de siber suçlular tarafından yapıldığını düşünün. Bunu ben yapabiliyorsam ciddi amaçlara sahip siber suçluların da benzerini yapamaması için hiçbir neden yok. Sonuçlar felaket olabilir.” şeklinde konuştu. 

Üreticilerin cihazlarına güvenlik denetimleri eklemesi ve tüketicileri riske atmamasının çok önemli olduğunu vurgulayan Paul, “Nesnelerin internetini tehditlerin internetine dönüştürmemeye dikkat etmeliyiz.” dedi.  

Kaspersky Lab, 400 milyonu aşkın kullanıcıyı koruyor

Verilen bilgiye göre, Kaspersky Lab’ın geçen yıl büyümesini hızlandıran stratejik iş alanları arasında dijital ve kurumsal çözümler yer aldı. Şirket, dijital satışlarda yüzde 4 artış ve işletme segmentinde yüzde 16’lık büyüme sağladı. Uç nokta dışı (non-endpoint) ürün ve hizmetlerde de yüzde 55 büyüme gösterdi.

20 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren küresel bir siber güvenlik şirketi olan Kaspersky Lab, genel olarak sektördeki en iyi ürün ve hizmetleri sunmasının yanı sıra en karmaşık siber tehditleri önleyen, tespit eden ve bunlara yanıt veren yeni çözümler ve teknolojiler sunarak da bu alanlarda sağlıklı sonuçlar elde etti.

Şirket, 400 milyonu aşkın kullanıcıyı Kaspersky Lab teknolojileri ile koruyor.

Çantanın geleceği Swenna Arıkovanı’nda

Turkcell’in kitlesel fonlama platformu Arıkovanı, geleceğin sırt çantası tasarımı Swenna’yı vitrinine taşıdı. Kablosuz şarj özelliği bulunan, suya ve darbelere dayanıklı, şık görünümlü, kullanışlı çanta, Arıkovanı’nda ilk haftasında hedefinin yarısından fazla destek aldı.

Türkiye’nin girişimcilerini destek olan Turkcell, kitlesel fonlama platformu Arıkovanı’nda geleceğin teknolojik ürünlerini vitrinine taşımaya devam ediyor. Telefonu kablosuz olarak şarj edebilen akıllı çanta Swenna, Arıkova’nında fonlamaya açılmasının ilk haftasında hedeflediği desteğin yarısından fazlasına ulaştı.   

ÇANTALAR BEZ PARÇASININ ÖTESİNE GEÇİYOR

Geleceğin çantalarını yaratmayı hedefleyen Swenna, çantaları bir bez parçasının ötesine geçirmeyi misyon ediniyor. Swenna ile çantalar, telefonları kullanılmadıkları zaman şarj edebiliyor ve bunun için herhangi bir kablo ya da aksesuara ihtiyaç duyulmuyor. Ayrıca kullanıcılar, gelen aramaları çantanın titremesinden anlayabiliyor ve müsait olmadıkları zaman gelen aramaları reddedebiliyor. Çanta, ped aksesuarının üzerine bırakıldığında da kolayca şarj edilebiliyor. 

Swenna ile neler yapılabiliyor:

⦁Kablosuz şarj cebi: Düğme basmaya, kablo bağlamaya gerek yok.

⦁LED aydınlatma: Çantanın derinliklerinde eşya aramak artık daha kolay.

⦁USB şarj: Dileyene USB girişi 

⦁RFID-Radyo Frekanslı Koruma Cebi: Kablosuz sinyalleri geçirmeyen bu özel cep içerisinde kredi kartlarınızı ve kimlik bilgilerinizi hırsızlardan korur. 

⦁Kablosuz şarj pedi: Dilediğin yerde ve zamanda kolayca çanta şarj edilebilir.

⦁Suya dayanıklı: Eşyaların yağmura ıslanma derdi yok.

⦁Anahtarlık: anahtarlar kolayca ve muhafaza edilebilir.

⦁Kulaklık tutucu:  Çanta saplarındaki manyetik kısım, kulaklıkları sabit tutar

⦁Çengelli ek taşıyıcı: Eşya taşımayı kolaylaştırır.

⦁Bluetooth: Aramalarda anında titreşimle bildirme imkanı

⦁USB C Bilgisayar şarj bölmesi: Bilgisayarlar da her daim şarj halinde

Swenna’nın Arıkovanı’nda hedefine ulaşabilmesi için 24 gün kaldı ve 100 bin TL’ye ihtiyaç var.

PUBG’ye Silah Ustalık Sistemi geliyor

Dünya çapında 1 milyonun üzerinde kişi tarafından oynan PUBG’ye Silah Ustalık Sistemi ekleniyor. Bu özellik sayesinde kullanıcılar oyun içerisinde yeni bir rekabetin içerisine girecek.

Dünyanın en çok oynan oyunlarından biri olan PUBG’ye Silah Ustalık Sistemi ekleniyor. Yeni özellikle birlikte oyuncuları silahlardaki ustalıkları ölçülecek ve derecelendirilecek.

 

 

Silah Ustalık Sistemi ile yeni rekabet başlıyor!

Dünya çağında 1 milyonu aşkın oyuncu seviyesine ulaşan PUBG, yeni bir rekabet başlatıyor. Oyun sıransında Playerunknown’s Battlegrounds oyuncularının silahları nasıl kullandıkları silahla ilgili tecrübeleri istatistiki olarak hesaplanacak ve rozet ile ödülledirecek.

 

 

Kullanıcıların hangi silahla ne kadar tecrübeli olduğu, silahla gösterdiği başarı rakamsal olarak görülebilecek. Ayrıca oyuncuların silah başarıları göz önünde bulundurularak Silah Deneyim Puanları yani Weapon XP kazanacak. Buna ek olarak ekstra oyuncular amblem ve rozetler ile de ödüllendirilecek.

Buna ek olarak oyuncuların zor pozisyonlarda yaptığı katletmeler; daha uzun süre hayatta kalmalarını, daha fazla düşman öldürmelerini ve daha hızlı Weapon XP kazanmalarını sağlayacak. Her silah için toplam 10 ustalık seviyesi olacak. Oyuncular bu ustalık seviyelerinde ilerledikçe oyun içinde kilitli olan eşyaları açma fırsatı yakalamış olacaklar.

Oyunun yapımcı şirketi yeni özellik hakkında şu açıklamayı yaptı:

“Silah Ustalığı özelliği, şu anda tasarlanmış çok daha büyük bir sistemin ilk parçası. Geliştirici ailesi olarak büyüdükçe, daha iyi konsantre olmak ve daha çok öğrenmek için sizin yorumlarınız çok önemli. Gelecekteki ödüller veya Silah Ustalığı sistemi için ya da PUBG oyuncusu olarak daha iyi gelişebilmek için düşünceleriniz varsa lütfen bize bildirin.”

4,5G’li abone sayısı 3G’lileri 11’e katladı

Türkiye’de geçen yılın sonu itibarıyla 3G abone sayısı 6 milyon 641 bin 597’ye gerilerken, 4,5G’lilerin sayısı 71 milyon 348 bin 727’yi buldu. Böylece 4,5G abone sayısı, 3G’lilerin sayısını 11’e katladı.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Pazar  Verileri Raporu’ndan derlediği bilgiye göre, geçen yılın sonu itibarıyla  Türkiye’de yüzde 99 penetrasyon oranına karşılık gelen, makineler arası iletişim  (M2M) aboneleri dahil, toplam 80 milyon 117 bin 999 mobil abone bulunuyor. 

Temmuz 2009’da sunulmaya başlanan 3G hizmetinin abone sayısı Mart 2016  sonunda 65 milyon 949 bin 652’ye ulaşmıştı. 1 Nisan 2016’da 4,5G’nin hizmete  girmesiyle 3G’den 4,5G aboneliğine hızlı bir geçiş süreci yaşandı.

Geçen yılın sonunda 3G abone sayısı 6 milyon 641 bin 597’ye düşerken,  4,5G abone sayısı 71 milyon 348 bin 727’ye çıktı. Böylece 4,5G abone sayısı, 3G  abone sayısının 10,7 katına ulaştı. M2M abone sayısı da geçen yılın sonu  itibarıyla 5,2 milyona ulaştı. 

MOBİL İNTERNET KULLANIMI 865 BİN TERABAYTI BULDU

3G ve 4,5G hizmetiyle mobil bilgisayardan ve cepten internet hizmeti  alan mobil genişbant abone sayısı 2018 sonunda 61 milyon 92 bin 863 olurken,  sadece 4,5G hizmetiyle mobil bilgisayardan ve cepten internet hizmeti alan mobil  genişbant abone sayısı 41,5 milyon olarak kayıtlara geçti.

Söz konusu dönemde toplam mobil internet kullanım miktarı 864 bin 370  terabayt, 4,5G kullanıcılarının toplam mobil internet kullanım miktarı ise 849  bin 952 terabayt olarak hesaplandı.

‘İnternetle Hayat Kolay’ projesi binlerce insanın hayatını değiştirdi

Türk Telekom’un kurumsal sosyal sorumluluk projesi, İnternetle Hayat Kolay 2014’ten bu yana süregelen 5 yıllık ilk fazında, 300’den fazla gönüllü ile çoğu kadın olmak üzere 50 bin katılımcıya internet okuryazarlığını öğretti. Aldıkları eğitimler sonrasında ülke sınırlarını aşan; Japonya’dan, Amerika’ya ürettikleri el işi ürünlerini satan kadınlar birer başarı örneği oldular.

Türk Telekom, Habitat Derneği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile olan işbirliği kapsamında yürüttüğü kurumsal sosyal sorumluluk projesi İnternetle Hayat Kolay’ın 5 yılda elde ettiği başarı hikayelerini paylaştı. İnternetle Hayat Kolay projesi ile 2014 yılından bu yana kalkınmada öncelikli illerdeki kadınlar başta olmak üzere henüz internetle tanışmamış veya yeterince tanımayan bireylere internet okuryazarlığı eğitimleri verildi.  

Sürdürülebilir ekonomik büyüme ve toplumsal kalkınma için temel itici güç olan bilişim teknolojilerinin herkes tarafından erişilebilir olması hedefi ile yola çıkan Türk Telekom, proje kapsamında Türkiye’nin 81 ilinde yüzde 61’i kadın olmak üzere 50 bin kişiye yüz yüze internet okuryazarlığı eğitimleri verdi. 

300’den fazla gönüllü eğitmen, proje katılımcılarına e-devlet ve e-nabız hizmetlerini kullanma, online bankacılık, internetten alışveriş yapma, sosyal ağları kullanma gibi temel internet kullanımının yanı sıra; işlerini internette daha geniş kitlelere tanıtma ve duyurma, satış yapma, internette bilgi edinme, haber okuma gibi internetin hayatı kolaylaştıran diğer fonksiyonlarını da öğretti. 

İnternetle Hayat Kolay’da sıra yeni projelerde!

Türk Telekom CEO’su Paul Doany, TÜİK verilerine göre, 2014’ten bu yana Türkiye’deki internet kullanımının yüzde 48’den yüzde 72’ye yükseldiğine ve kadınların internet ile bilgisayar kullanım oranlarının sırasıyla, yüzde 38’den yüzde 65’e ve yüzde 39’dan yüzde 50’ye çıktığına dikkat çekti. Doany, internet kullanımı oranlarının artmasında ve farkındalık sağlanmasında Türk Telekom’un da kurumsal sosyal sorumluluk projesi olan İnternetle Hayat Kolay gibi çalışmaların büyük önem taşıdığına değinerek; Türkiye’nin doğusu ile batısı, kentsel bölgeleri ile kırsal bölgeleri arasında gözlemlenen dijital uçurumun kadınların işgücüne katılım oranlarında da kendini gösterdiğine dikkat çekti. 

Türk Telekom CEO’su Dr. Paul Doany, “Projenin beş yıllık süresi boyunca Türkiye’nin dijital dönüşümü kapsamında ülkenin bilgi toplumuna geçiş sürecine, elde ettiği büyük başarılar ile önemli ölçüde katkı sağlayan İnternetle Hayat Kolay projesinin yeni döneminde de kadınlara olan desteğini sürdüreceğini açıklamanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyorum. İnternetle Hayat Kolay projesini başarıyla tamamlamamızın ardından yeni döneminde kadınların bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanım kapasitelerini yeni projelerle geliştirip zenginleştirerek üretime ve istihdama katılımlarını artırmayı hedefliyoruz” dedi. 

Dünya ve Türkiye basın gündeminde sıkça yer alan, dünyanın en prestijli kuruluşları tarafından “En İyi Sosyal Sorumluluk Projesi” seçilen, Birleşmiş Milletler’in “Business Call to Action” ve 2018’deki G20 Zirvesi Kapsayıcı İş Modelleri Raporu’na örnek proje olarak giren İnternetle Hayat Kolay projesi yeni döneminde kadınlara verdiği desteği sürdürecek. 

Rakamlarla İnternetle Hayat Kolay 

*Projeye katılanların %61’i kadın. 30.500 kadın, 19.500 erkek olmak üzere toplam 50.000 kişiye yüz yüze internet okuryazarlığı eğitimi verildi.
 
*Katılımcıların eğitimlerden memnuniyet oranı %89 oldu.
 
*Eğitimlerde en çok faydalanılan içerik olarak e-devlet kullanımı, bilgi edinmek ve online hastane randevusu öne çıktı. Eğitimler sonrası katılımcılar arasında e-devlet, online sağlık randevusu gibi e-hizmetlerin kullanımı %91’e yükseldi.
 
*Eğitimler sonrası katılımcıların online bankacılık ve internetten alışveriş kullanımı %70’e yükseldi.
 
*Eğitimler sonrası sosyal medya hesaplarının kullanımı, görüntülü konuşma, internetten haber okuma oranı %86’ya yükseldi.
 
*İş sahibi olan katılımcıların %83’ü, eğitimlerin işlerini daha kaliteli yapmasını sağladığını belirtti.
 
*Ürün satan katılımcıların %57’si aldığı eğitimin satış yapmalarını kolaylaştırdığını söyledi.
 
*Eğitim öncesi var olan “internetin çocuklar için tehlikeli, evlilikler için sakıncalı olduğu” önyargısı gibi olumsuz tutumlar %40 oranında olumlu yönde değişti. 
 
*Eğitimler sonrası mobilden internet kullanım oranı %80’e yükseldi.

Yerli kaynaklarla geliştirilen ‘LAFF’ın beta sürümü yayınlandı

Türk Telekom’un Ar-Ge ve teknoloji şirketi Argela tarafından geliştirilen yerli ve milli mesajlaşma uygulaması LAFF’ın Beta sürümü, Android ve iOS platformları için kullanıma sunuldu. LAFF Beta, tüm mobil platformlar üzerinden operatör bağımsız olarak kullanılabilecek.

Tamamen yerli kaynaklar ile geliştirilen Türkiye’nin en yeni sosyal mesajlaşma uygulaması LAFF’ın Beta sürümü, Android ve iOS mobil platformlarındaki uygulama marketlerinde yayınlanarak kullanıcıların beğenisine sunuldu. 

Pekçok yeni ve heyecan verici özelliği bünyesinde barındıracak 

Türk Telekom Dijital ve Siber Güvenlik Ürün Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Ramazan Demir, Argela teknoloji ekibi tarafından geliştirilen Türkiye’nin en yeni sosyal mesajlaşma uygulaması LAFF Beta’nın arayüz tasarımlarını, dünya trendleri ile kültürümüze özgü yerli öğeleri sentezleyerek oluşturduklarını belirtti. Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“LAFF Beta, Türk Telekom ve iştirakimiz Argela’da çalışan gençlerimizle, yani tamamen kendi iç kaynaklarımızı kullanarak ‘görev gücü’ mantığı ile gerçekleştirdiğimiz 6 aylık bir çalışmanın ürünü. Türk Telekom kullanıcılarının bir süredir aşina olduğu Wirofon mesajlaşma platformunun da mimarı olan ekibimizle birlikte, tüm dünya trendlerini inceleyerek hem küresel hem de kendi kültürümüze hitap edecek, tüm mobil platformlarda kullanılabilecek evrensel bir anlık iletişim uygulaması olarak LAFF’ı geliştirdik. LAFF Beta, Android platformundaki cihazlar için Google Play Store’da ve iOS kullanıcıları için de Apple App Store’daki yerini aldı. Şu anda beta sürümü ile kullanıcılarına ‘merhaba’ diyen Türkiye’nin en yeni sosyal mesajlaşma uygulaması LAFF, çok yakında çıkacak tam sürümünde ‘sosyal etkileşim’ gibi diğer sohbet uygulamalarında olmayan pekçok yeni ve heyecan verici özelliği de bünyesinde barındıracak.”

Konya’da 4 ayaklı arazi robotu üretildi

Konya’da robot üretimi yapan bir firma, “Arat” adını verdiği arazi robotunun prototipini tanıttı. 30 kilogram yük taşıyabilen robot’un 2 yıl içerisinde seri üretime hazır hale getirilmesi planlanıyor.

Konya’da Akınsoft yazılım firmasınca kurulan “AkınRobotics” fabrikasında tasarlanan yük taşıma odaklı arazi robotu tanıtıldı.

 

 

“Arat” adı verilen ve 10 yıllık bir Ar-Ge çalışması sonrasında 60 mühendisin ortak çalışmasıyla prototipi üretilen dört ayaklı robot, 30 kilogram yük taşıyabiliyor. 17 eklemden oluşan robotun üzerinde 86 sensör bulunuyor ve 4 ayakla dengede kalıp, yürüyebiliyor. Firma, 2 yıl içerisinde robotun seri üretimini yapmayı hedefliyor.

 

 

Firma sahibi Özgür Akın, fabrikada gazetecilere yaptığı açıklamada, proje geliştirmeye devam ettiklerini, “Arat” ile önemli başarılara imza atmayı hedeflediklerini söyledi.

Robotun özelliklerine ilişkin bilgi veren Akın, şunları kaydetti:

“4 ayaklı Arat, arazi robotu olarak geliştirildi ve her türlü arazi koşuluna uyumlu olacak şekilde tasarlandı. 3 saat şarj edebilme özelliğine sahip olan Arat’ın 10 saatlik kullanım süresi var. Bu süre, üzerine eklenecek güneş panelleriyle uzatılabilir. Yük taşıma özelliğine sahip Arat arama kurtarma faaliyetlerinde kullanılabilecek.

Bu robotlarımızı daha da geliştirebilmek için çalışmalarımız hızla devam ediyor. Çok kısa bir süre sonra da teknolojiseverlerle buluşturarak ülkemizin ve insanlığımızın hizmetine sunacağız.”

Firma, daha önce de hizmet sektörüne yönelik Türkiye’de ilk garson robotları üretmişti.