ABD ordusu: “Saldırıya hazırlanıyorlar”

ABD ordusu, İran ordusu ve İran destekli güçlerin, Orta Doğu’da, ABD askerlerine saldırı hazırlığında olduğunu iddia etti.

“USS Abraham Lincoln” Uçak Gemisi Taarruz Grubu ile bir bombardıman görev grubunun Orta Doğu’ya sevk edilmesine ilişkin sorulara, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ve ABD Avrupa Kuvvetleri Komutanlığı (EUCOM) yazılı yanıt verdi. 

Lincoln uçak gemisi ve bombardıman görev grubunun bölgeye sevk edilmesinin CENTCOM Komutanı Kenneth McKenzie’nin talebi üzerine ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan’ın onayıyla yapıldığını belirten CENTCOM Sözcüsü Albay Bill Urban, “Merkez Kuvvetler Komutanlığı, son zamanlarda İran ve İran destekli güçlerin bölgedeki ABD askerlerine yönelik saldırı hazırlığında olduğuna dair açık emareler görmesi üzerine kuvvet talebinde bulundu.” açıklamasında bulundu.KAYNAK BELİRTMEDİLER

Uçak gemisi grubunun bölgeye sevkinin sadece ABD asker ve menfaatlerini korumaya yönelik olduğunu ifade eden Urban, “bilgi kaynaklarını” ve “bilgilerin elde edilme yöntemlerini” gerekçe göstererek İran’ın saldırı hazırlığına ilişkin detaylara girmekten kaçındı. 

Urban, Irak’ta ABD askerlerine yönelik bir tehdit söz konusu olup olmadığına ilişkin soru üzerine, CENTCOM’un İran rejiminden kaynaklanan birçok ciddi saldırı dalgasını takip ettiğini savundu.

İsrail gazetesi açıkladı: Yeni devlet kurulacak

Israel HaYom gazetesi, ABD’nin İsrail-Filistin meselesinin çözümü konusunda yakın zamanda açıklaması beklenen Yüzyılın Anlaşması planının maddeleri olduğunu öne sürdüğü bir belge yayımladı. Buna göre planda, ordusu olmayan, sınırları İsrail tarafından korunan ve başkenti kısmi olarak Kudüs sayılan Batı Şeria ile Gazze Şeridi’nde “Yeni Filistin” adında bir devletin kurulması öngörülüyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yakınlığıyla bilinen Israel HaYom gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail-Filistin meselesinin çözümü konusunda yakında açıklaması beklenen, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır’ın da destek verdiği belirtilen “Yüzyılın Anlaşması” planının resmi olmayan maddelerini yayımladı.

 

 

Gazetede yer alan ve ABD, İsrail veya Filistin makamlarından herhangi bir açıklama yapılmayan söz konusu planın ana maddeleri şöyle:

1- Anlaşma

 

 

İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ve Hamas arasında üçlü bir anlaşma imzalanacak. Bu anlaşmaya göre işgal altındaki Batı Şeria’da yer alan Yahudi yerleşim birimleri dışındaki topraklar ile Gazze Şeridi’nde “Yeni Filistin” adlı bir Filistin devleti kurulacak.

2- Bölgenin tahliyesi

Batı Şeria’daki büyük Yahudi yerleşim yerleri bugün olduğu gibi İsrail’in elinde kalacak. Bu yerleşim birimlerine yine Batı Şeria’daki izole yerleşim birimleri de katılacak ve böylece izole yerleşim birimlerine ulaşmak için büyük yerleşim birimlerinin alanları genişletilecek.

3- Kudüs

Kudüs, İsrail ile Yeni Filistin arasında bölünmeyecek ve paylaşılmayacak ancak her iki devletin de başkenti sayılacak. Ayrıca Kudüs’te yaşayan Araplar Yeni Filistin Devleti’nin vatandaşları olacak.

İsrail’e bağlı Kudüs Belediyesi, Yeni Filistin Hükümeti’nin ilgileneceği eğitim alanı hariç Kudüs’ün tüm alanlarından sorumlu olacak ve bu yeni devlet, Kudüs Belediyesi’ne su gideri ve vergi ödeyecek.

Yahudilerin Araplardan ev almalarına izin verilmeyecek ve aynı şekilde Araplar da Yahudilerden ev alamayacak. Kudüs’e yeni bölgeler eklemlenmeyecek ve kutsal alanların bugünkü statüsü devam edecek.

4- Gazze Şeridi

Mısır, havalimanı, fabrikalar, ticari alanlar ve ziraat için Gazze Şeridi’ne bağlı bir şekilde Yeni Filistin Devleti’ne toprak kiralayacak, ancak Filistinlilerin bu yeni topraklarda iskanına izin verilmeyecek. Bu toprakların sınırları ile kira ücreti daha sonra aracı ve destekçi ülkeler tarafından Yeni Filistin Devleti ile Mısır arasında belirlenecek.

5- Destekleyen ülkeler

Yeni Filistin Devleti’nin kurulmasını öngören bu anlaşmanın uygulanması için mali olarak destek sağlayacak ülkeler, başta ABD olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ve petrol üreticisi Körfez Arap ülkeleri olacak.

Destekleyici ülkeler, Yeni Filistin’deki ulusal projeler için 5 yıl boyunca 30 milyar dolarlık bir bütçe sağlayacak. Bu bütçeye izole Yahudi yerleşim birimleri ile büyük yerleşim yerlerinin İsrail’e bağlanması maliyeti de dahil olacak.

Destekleyen devletler tarafından ödenecek fonların bölünmesi

a.ABD yüzde 20

b.AB yüzde 10

c.Petrol üreticisi Körfez Arap ülkeleri ise fonun yüzde 70’ini karşılayacak. Bu yüzde 70’lik oran ülkelerin petrol gelirlerine göre belirlenecek.

d.Yükün çoğu petrol üreten Körfez ülkelerinde olacak, çünkü bu anlaşmadan asıl yararlanacaklar onlar olacak.

6- Ordu

Yeni Filistin Devleti’nin ordusu olmayacak. Sadece polisin elinde hafif silahlar olacak.

İsrail ile Yeni Filistin arasında, İsrail’in tüm yabancı saldırılara karşı Yeni Filistin’in korumasını garanti altına alacağı ve bu tür bir koruma karşılığında Yeni Filistin’in İsrail’e ödeme yapacağı yeni bir savunma anlaşması imzalanacak.

Bu ödemenin maliyeti, taraflar arasındaki destekleyici devletlerin aracılık ettiği müzakerelerde belirlenmelidir.

7 ve 8 – Zaman çizelgeleri ve uygulama aşamaları

a.Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas, Mısırlıların yanında bulunan şahsi silahları da dahil olmak üzere tüm silahları bırakacak.

b.Hamas’ın liderleri ve üyeleri, yeni hükümet kurulana kadar destekçi ülkelerden maaş almaya devam edecek.

c.Gazze Şeridi’nin sınırları, mal girişine ve işçilerin Batı Şeria’da olduğu gibi İsrail ile Mısır’a geçişine açık olacak.

d.Bir yıl içinde yeni bir Filistin hükümeti seçilmesi için her Filistin vatandaşının seçimlerde aday olabileceği demokratik seçimler yapılacak.

e.İsrail hapishanelerindeki tüm Filistinli tutuklular, seçimlerden ve hükümetin kurulmasından bir yıl sonra başlamak üzere aşamalı olarak üç yıl içinde serbest bırakılacak.

f.Beş yıl içinde Yeni Filistin’de bir liman ve bir havaalanı kurulacak. O zamana kadar İsrail’deki havaalanı ile limanlar kullanılacak.

g.Yeni Filistin ile İsrail arasındaki sınır, dost ülkelerdeki gibi vatandaşların ve malların geçişine açık olacak.

h.Gazze Şeridi ile Batı Şeria’yı birbirine bağlamak üzere yerden yüksekliği 30 metre olacak bir otoyol inşa edilecek. Bu otoyolun inşasına Çin yüzde 50, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Kanada ve ABD ile AB yüzde 10’ar katkıda bulunacak.

9- Ürdün Vadisi

a.Ürdün Vadisi veya diğer adıyla Batı Şeria’nın Ölü Deniz (Lut Gölü) çevresindeki Ağvar bölgesi bugün olduğu gibi İsrail’in elinde kalacak.

b.Bölgeden geçen 90 numaralı otoyol 4 şeritli olacak.

c.İsrail, otoyolun genişletilmesi için bir ihale açacak.

d.Bu 90 numaralı otoyolun iki şeridi Yeni Filistin’i Ürdün’e bağlayacak. Bu yol üzerinde kurulacak olan sınır kapıları Yeni Filistin’in kontrolünde olacak.

10 – Sorumluluk

a.Hamas ve FKÖ’nün bu anlaşmaya itiraz etmesi durumunda ABD, Filistin’e sağladığı tüm mali desteği kesecek ve diğer ülkelerin de mali destek sağlamasını engelleyecek.

b.FKÖ bu anlaşmayı kabul eder de Hamas ya da Filistin İslami Cihad Hareketi bu anlaşmayı reddederse bu iki hareketin liderleri sorumlu sayılacak ve Gazze Şeridi ile İsrail arasındaki yeni bir savaşta ABD, İsrail’in bu liderleri hedef alması konusunda destekleyecek. Dolayısıyla onlarca kişinin milyonların hayatını tehlikeye atması makul bulunmayacak.

c.Eğer İsrail bu anlaşmaya itiraz ederse, İsrail’e sağlanan mali destek durdurulacak.

Maduro’ya karşı geldi, ABD yaptırımları kaldırdı

ABD yönetimi, geçen hafta Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı gelerek muhalefet saflarına geçen eski Venezuela Ulusal İstihbarat Servisi Başkanı General Cristopher Figuera’ya uygulanan yaptırımları kaldırdığını açıkladı.

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Venezuela’nın eski Ulusal İstihbarat  Servisi Başkanı Figuera’ya yönelik yaptırımları kaldırma kararını, bugün başkent  Washington’da katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada duyurdu.

 

PENCE, FİGUERA’NIN YAPTIRIMLARINI KALDIRDI

“Figuera’nın, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü destekleyen son hareketlerine bakarak, bugün ABD’nin Figuera’ya uyguladığı son yaptırımları kaldırdığını açıklıyorum.” ifadelerini kullanan Pence, Venezuela ordu  mensuplarına da Figuera gibi Maduro rejimine karşı gelmeleri çağrısında bulundu.

ABD Hazine Bakanlığından da karara ilişkin yapılan açıklamada, “Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC),geçen hafta Maduro rejimiyle bağlarını kopararak, Venezuela anayasası ve Ulusal Meclisinin tarafına geçen Figuera’ya uygulanan yaptırımları kaldırmıştır.” ifadelerine yer verildi.

 

 

OFAC, 15 Şubat’ta Venezuela devlet petrol şirketi PdVSA’nın (Petroleos  de Venezuela) Genel Müdürü, Ulusal İstihbarat Servisi Başkanı ve Devlet Başkanı  Nicolas Maduro’nun Koruma Müdürünün de aralarından bulunduğu 5 Venezuelalı  yetkiliyi yaptırım listesine almıştı.

VENEZUELA’DAKİ OLAYLAR

Aylardır büyük bir siyasi kriz içinde bulunan Venezuela’da muhalefet,  30 Nisan’ın ilk saatlerinde askeri ve sivil bir kalkışma denemesinde bulunmuş ve  başarısız olmuştu.

Guaido ve ev hapsini ihlal ederek La Carlota Hava Üssü’nün karşısındaki Altamira Köprüsü üzerine gelen Leopoldo Lopez, bir grup askerle Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu devirmek istemiş ve halkı sokağa çağırmıştı. Muhalifler, bu çağrı üzerine ülkenin birçok kentinde sokağa çıkmış, protestolar daha sonra özellikle Caracas’taki La Carlota etrafında şiddet eylemlerine  dönüşmüştü.

Maduro taraftarlarının da sokağa çıkarak devlet başkanlığı sarayı Miraflores etrafında toplandığı günün sonunda, Lopez önce Şili ardından İspanya Büyükelçiliğine kaçmış, Juan Guaido ise video mesajla ortaya çıkmış ve halkı yeniden sokağa çağırmıştı.

Venezuela’da 23 Ocak’ta bir meydanda yemin eden Guaido, kendini geçici devlet başkanı ilan etmiş, ABD başta olmak üzere birçok Latin Amerika ve Batı ülkesinin desteğini almıştı.

BM’den İdlib açıklaması: Saldırılar ‘alarm verici’

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Suriye’de “İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi” sınırları içerisinde yüzlerce ölüme, yaralanmaya ve 150 binden fazla kişinin yerinden edilmesine neden olan hava saldırılarının ”alarm verici” olduğunu belirtti.

BM Genel Sekreter Sözcülüğünden yapılan açıklamada, Guterres’in, “İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi”nde rejim ve destekçileri, muhalif gruplar ve Heyet Tahrir Şam’ın da dahil olduğu artan çatışmaları endişeyle takip ettiği ifade edildi. 

5 Mayıs’taki hava saldırılarında 3 hastanenin, 30 Nisan’dan beri ise 9 okulun vurulduğu ve birçok okulun kapandığı belirtilen açıklamada, Guterres’in, Suriye’de “İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi” sınırları içerisinde yüzlerce ölüme, yaralanmaya ve 150 binden fazla kişinin yerinden edilmesine neden olan hava saldırılarının ”alarm verici” olduğunu belirttiği kaydedildi.

Tüm tarafların uluslararası insani hukuka saygı duymasını, sivilleri korumasını ve Ramazan ayında gerginliği azaltılmasını isteyen Guterres, Astana garantörleri Rusya, Türkiye ve İran’a ateşkes anlaşmasının uygulanmasını sağlamaları çağrısında bulundu. 

Rejim güçleri, Türkiye ve Rusya’nın ateşkesi güçlendirmek için 17 Eylül 2018’de vardığı mutabakata rağmen “İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi”ndeki saldırılarına devam ediyor.

Suriye’de savaşın 8 yılı geride kalırken, rejim, müttefikleri Rusya ve İran’ın yardımıyla ülkenin yaklaşık yüzde 60’ında hakimiyeti sağlamış durumda bulunuyor.

Askeri muhalifler ve rejim karşıtı silahlı grupların kontrol ettiği alan, ülke topraklarının yaklaşık yüzde 10’una denk geliyor.

ABD destekli terör örgütü YPG/PKK Suriye topraklarının yüzde 28’inde işgalini sürdürürken, DEAŞ, yalnızca Humus çölünde yüzde 2’lik alanı kontrol ediyor.